21 Kasım 2020 Cumartesi

Serviks Kanserinde Tıbbi Tedavi ve Risk Faktörleri

Serviks kanseri

            Kadınlarda serviks (rahim boynu) hücreleri belli değişimler geçirerek “servikal intraepiteliyal neoplazi” (CIN-Cervical intraepitial neoplazia) adı verilen hastalığa yol açarlar. CIN türleri hastalığın şiddetine göre sınıflandırılır. CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 adları sırasıyla hafif, orta ve şiddetli tipleri belirtmek üzere kullanılır. Eğer CIN kontrol altına alınmadan ilerlerse önce yerel bir kansere (in situ tümörü olarak bilinir), ardından da tamamen yayılmış serviks kanserine dönüşür.

 

Serviks Kanseri Tıbbi Tedavi:

            CIN getiren her kadına, bir inceleme aygıtıyla yapılan serviks muayenesi (kolkoskopi) olması ya da smear testi yaptırması önerilir. Kolkoskopi sırasında bazen doku örnekleri alınır (endoskopi), bazen de hastalığın etkilediği bölge lazer ya da elektro-coagulation (her iki yöntemte de anormal dokuları yok etmek için ısı kullanılır) ya da kriyocerrahi (dokuları yok etmek için dondurmak) yoluyla tedavi edilir.

 


Serviks Kanserinde Risk Faktörleri:

            Genital kitlelere neden olan virüsle temas gerçekleşmişse risk artar. Bu nedenle, cinsel birleşme sırasında prezervatif kullanımı uzun vadede riski düşürebilir.  Sigara da, CIN riskini artıran etkenlerdendir. Dolayısıyla sigara içiyorsanız, bırakmanız ya da en azından azaltmanızda yarar var. Ayrıca, eşiniz sigara kullanıyorsa onu da bırakmaya teşvik etmelisiniz.

 

Serviks Kontrolü Nasıl Yapılır 

            Serviks kanserinin ilk evrelerinde belirtiye rastlanmaz. Bu yüzden, yetişkin kadınlara düzenli serviks kontrolüne giderek, smear testi yaptırmaları önerilir. Kontroller, 21 ile 64 yaşları arasında 3 – 5 yıl ara ile yaptırmalıdır. Kontrol sırasında serviksten alınan hücrelerin normal olup olmadıkları mikroskop altında incelenir.

Bir Hasta Olarak Yasal Haklarınızı ve Hukuku Ne Kadar Biliyorsunuz

 Merhaba arkadaşlar,

Bugün önemli bir konuya değineceğim.

Bir hasta olarak muayene olmaya gittiğiniz doktorun yanlış vermiş olduğu ilaçlar ve yanlış yapılan tedavi sonucunda bir takım geçici yada kalıcı zarar görmeniz halinde hakkınızı nasıl arayacağını biliyor musunuz ?

Olmaz olmaz başıma gelmez demeyin, ülkemizde ne olmadık şeyler bile gerçekleşebiliyor malesef. Bu sebeple öncelikle ameliyat olmalısın diyen doktorun sözüne bağlı kalarak direk ameliyattan kaçınmalısınız. Başka doktorlardan aynı hastalığa ilişkin farklı metodda tedavi yöntemi araştırmalısınız. Yapılan araştırmalarınız sonucu tüm doktorlar ameliyat konusunda hem fikir ise. Doğru ve tecrübeli doktora ameliyat olmalısınız. 

Peki ameliyat sırasında doktorun yanlış bir hatası sonucu vücudunuzda geçici yada kalıcı bir takım sorunlar meydana geldi. Tam bu noktada Sağlık Hukukuna ne kadar vakıfsınız ? Hakkınızı tam olarak nasıl arayacaksınız biliyor musunuz ? 

Genelde her ne kadar başımıza gelmeden araştırma yapmasakta, bir hasta olarak haklarımızı bilmemiz lazım. O yüzden şimdi tavsiye edeceğim bu siteyi sık kullanılanlarınıza kaydetmeyi unutmayınız.  Güncel Hukuk Haberlerinin yayınlandığı bu kaliteli site ile yasal haklarınızı öğreneceksiniz. Sitemizin adı AdaletMedya.net'tir. 


Covid-19 Sürecinde İş Hukuku Kapsamında Çalışanların Hakları


Yeni tip korona virüsü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça endişe veren boyutlara ulaşmıştır. Dünya sağlık örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen ve covid-19 olarak adlandırılan yeni tip korona virüsü sonrası,  işçilerin çalışma şekli, çalışma düzeni ve işçilerin bu süreçte ücretli izin haklarının durumu veya ücretsiz izin hakları gibiakıllarda birçok soruyu da meydana getirmiştir.

İŞVERENİN GENEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İşverenin en temel yükümlülüğü kanunun ilgili maddelerinde çalışanlarının iş ile ilgili sağlıklı ve huzurlu bir biçimde sağlamak olarak karşımıza çıkmaktadır. İşveren çalışma koşullarının mücbir sebepler dolayısı ile değişmesi durumunda değişen çalışma şartlarına göre ilgili tedbirleri de alma yükümlülüğü bulunmaktadır. İşveren bu tedbir kararlarını uygulamaya koyarken ise ortaya çıkan maliyetleri çalışanlarına yansıtması yasa aykırıdır.

İşverenin bu yükümlükleri karşısında, işçilerin işverenden bu tedbirleri almasını talep etmesi ve çalışma düzenini değişen sağlık koşullarına göre uyarlaması hakkı mevcuttur.


Kaynak: https://www.adaletmedya.net/covid-19-surecinde-is-hukuku-kapsaminda-calisanlarin-haklari/



Sağlık Hukuku 

İnsan hakları; tüm insanların hiçbir ayrım gözetmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olması ve korunması için var olan haklardır. Bu haklar vazgeçilemez, devredilemez ve evrensel niteliktedir.

Tarihsel süreç içinde bireysel, siyasal, sosyo-ekonomik ve dayanışma hakları olarak detaylandırılan insan haklarından dayanışma haklarında yer alan hasta hakları günümüzde sağlık hukukunun temelinde yer alan önemli bir kavramdır.

Sosyal devletin, eşitlik ve adalet ilkesi doğrultusunda tüm vatandaşlarının sağlıkla temel gereksinimlerini karşılayacak hizmeti sağlamak gibi toplumsal bir sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sorumluluğu da bireyler için sosyal bir güvence sağlayarak yerine getirirler ve hastanın tedavi sürecinde bu sorumlulukları yerine getirirken eşitlik ve adalet ilkesinin uygulanmasından yönetimin sorumluluğu büyüktür.

Kaynak: https://www.adaletmedya.net/saglik-hukuku/

Gebelikte Sabah Bulantısını Geçirmek İçin Yapılması Gerekenler

 Hamilelikte sabah bulantısı

            Sabah bulantısı, hamileliğin altıncı haftasından önce başlayıp, onikinci haftasında sona eren ve sık rastlanan bir problemdir. Sabah bulantıları hemen her zaman zararsız olsa da, uzun süre, yoğun bulantı yaşayan kadınların gecikmeksizin doktora başvurmaları gerekir. Hamileliğin erken dönemlerinde yaşanan mide bulantısı ve kusma, kadınlarda elbette ki sıkıntı ve rahatsızlık yaratır; ancak, gayet basit doğal ilaçlar bu belirtilerin kontrol altına alınmasında gerçekten etkili olabilmektedir. Hamilelikte, bulantının yanı sıra, mide ekşimesi ve kabızlık gibi bazı sindirim problemlerine de sık rastlanır.

 


            Sabah bulantılarına karşı mücadele nasıl yapılır ?

  • Kırmızı et, süt ürünleri ve kızartılmış yiyecekleri azaltın; çünkü bunlar bulantı hissini artırır.
  • Etkili olabilecek diğer bir yol da gün içinde sık ama ufak öğünlere (kahvaltı da dahil) yer vermektir. Böylece, hem sindirim sistemi üzerinde ki yükü hafifletmiş olursunuz, hem de kan dolaşımında ki şeker seviyesini sabit tutma yolunda adım atmış olursunuz. Sabah bulantılarının tipik özelliklerinden biri de kan şekerinde ki dalgalanmalardır.
  • Sabah bulantılarının doğal ve etkili çarelerinden biride zencefildir. Gün içinde ağzınıza bir zencefil kökü atmak ya da öğütülmüş ve ya doğranmış zencefil kökünden yapılmış zencefil çayı içmek, belirtiler üzerinde çok hızlı etki yaratır.

 

Göğüs Kanserini Önlemenin Yolları

 Göğüs kanseri, kadınlarda kanserden ölüm nedenlerinin önde gelenidir; Bu nedenle her kadının hastalığın gelişme riskini azaltıcı mantıklı önlemler alması ve bir problemin göstergeci olabilecek belirtilere karşı dikkatli olması gerekir.

  • Göğüs kanserinin fazla kilo ve düşük lifli beslenme ile ilişkili olduğu görünmektedir. Bu yüzden beslenmenizi lif oranı yüksek, kalori oranı düşük şekilde şekillendirin. (Örneğin, taze sebze, meyve ve kabuklu pirinç, kepekli ekmek ve kepekli buğday unuyla yapılmış hamur işleri gibi tahıl ürünleri).
  • Göğüslerinizin dış görünüşünü, ayrıca normal, periyodik şekil ve beden değişimlerini takip edin ve tanıyın.
  • Eğer yeni bir kitle, meme ucu akıntısı, meme ucunda değişim ve olağan dışı göğüs derisi buruşukluğu fark ederseniz hemen tıbbi bir destek alın.
  • Göğüs kanserinin bazı türlerinin güçlü genetik temelleri vardır. Eğer yakın aile üyelerinizden biri bu hastalığa yakalandıysa bu konuyu doktorunuzla konuşun; size özel bir denetim uygulayabilir.

 


Göğüs Kanserini Önlemek İçin & Göğüs Kistlerinde Bitkisel Tedavi

E vitamini etkisi: Aştırmalar E vitamininin FBD  belirtilerini hafifletme de oldukça etkili olduğunu gösteriyor. E vitamini bunun yanında, vücudun hormon seviyesinin dengelenmesine yardım eder. Eğer yüksek tansiyon geçmişiniz varsa, E vitamininin dozunu birkaç haftaya yayarak çoğaltmalısınız. Doz günlük 400 – 800 IU.

Çuhaçiçeği ve ışıldak çiçeği yağı: Bir çok kadın, bu destekleyicilerin, FBD’ye bağlı olarak baş gösteren rahatsızlıklara azaltmaya yardımcı olduğunu gözlemiştir. Bunun nedeni, bu yağların hormon düzenleyici ve iltihap giderici etkisinin olmasıdır. Günde 3 defa “ gr veya 500 mg. Dozajında alınmalıdır.

30 Ekim 2013 Çarşamba

Hipovolemik Şok Nedenleri

A .Kan kaybı (hemorajik şok)

Travmaya bağlı eksternal ve internal kanamalar

 Gastrointestinal

Intraabdomınal

Büyük damar yaralanması

 İntakraniyal kanama



Kırıklar

İlaçlar (vazodilatatöler, barbitüratlar)

Spinal kord yaralanması

B . Plazma kaybı

 Yanıklar

Protein kaybedilen  sendromlar (nefrotık sendrom, bağırsak hastalıkları)

Sepsis

C -  Sıvı ve elektrolit kaybı

 Kusma ve ishal

Aşırı diüretik kullanımı

 Aşırı terleme

Endokrin bozukluklar (Diabetik ketoasidoz diabetes insipidus, adrenal yetmezlik)


Kanama ve Şok

Şoka Giriş

Her yıl acil servislere 1 milyondan fazla hasta şok tablosuyla başvurur. Bu başvurularda mortalite oranı %20-50 arasında değişmektedir. Şokun hem mortalitesinin fazla olması hem de tedavide dakikaların dahi öneminin olması tedavinin tanının önüne geçtiği bir tablo olmasına neden olur. Şok; tanım olarak dokuların gereksinimi olan metabolik substratların ve oksijeniri karşılanamaması sonucu ortaya çıkan ve doku perfüzyon bozukluğu ile seyreden akut bir durum olarak tarif edilir.



Şokun Patofizyolojisi

İlk şok terimi ingiliz cerrah Guthrie tarafından 1815'te ekstremitede ateşli silah yaralanması sonrası patofizyolojiyi anlatmak için kullanılmıştır. Daha sonra 1872'de Gross yaralanmış kas dokusu ve vagal uyarının artmasına bağlı salınan sistemik toksinlerle , 1930' da Crıle ve sonra Blalock travma sonrası hipovolemi ile tetiklenen şok tablosunu göstermiştir. Hücresel düzeydeki geri dönüşümsüz hasarlarıma 1940'larda Wigger tarafından açıklanmaya çalışılmıştır. Modern araştırmalar şoktaki patofızyolojiye odaklanmış ve bir kez daha dolaşan sistemik toksinleri gündeme getirmiştir. Yeni olarak ise enflamatuar mediatörlerin mekanizmada asıl rolü oynadığı ileri sürülmüştür.

Şok genel olarak dokuların oksijen gereksinimi ve oksijen sunumu arasındaki dengenin bozulması sonucu ortaya çıkmaktadır. Yetersiz doku perfuzyonu (kanlanması) sonucu gelişen hipoksik ve iskemik zararlanma tetik çekici faktördür. Bu tctik çekici faktörler nedeniyle çeşitli mediatörler salınır. Şokun oluşumuyla çeşitli kompanzasyon mekanizmaları devreye girer. Karotiste yer alan baroreseptörlerdeki gerilim sempatik sinir sistemini aktive eder. Bunun sonucunda arterioler vazokonstrüksıyon (kılcal atardamarlarda daralma) meydana gelir. Bu durum kanın ciltten, kas-iskelet sisteminden, böbrekten kalp ve beyin gibi hayati organlara yönlenmesine neden olur. Sempatik sistemin aktivasyonu aynı zamanda kalp hızının artması demektir. Kalp kontraksiyonun artması ile birlikte kardiyak output (çıkım) artar venöz sistemde oluşan kontraksiyon (daralma) periferde göllenıneyi azaltır. Vazoaktif hormonları: epinefrin, norepinefrin, dopamin ve kortizolürı salınımı artar. Arterioler ve venöz kontraksiyon tetiklcnir. Auti-diürctik horrnonun salınnnı reniri anjioterısiıı sistemini aktive ederek su ve sodyum tutulumunu sağlar. intravasküler hacim yükseltilmeye çalışılır. Bütün bu kompanzasyon mekanizmalarının hedefi koroner ve serebral (kalp ye beyin) kan akımını arttırmaktır. Şok tablosu devam ettikçe bu sistemlerin de yetersiz kalmasıyla dekomparıze döneme girilir.

Şokun Etyolojisi

Etiyolojilerine göre şok dörde ayrılır. Bu ayrım şu şekildedir:

LHipovolemik: Dolaşan hacimdeki yetersizliğe bağlı

2-Kardiyojenik: Kalp pompa yetmezliğine bağlı

3-Distribütif: Damar içi kan dağılımının bozulmasına bağlı
 4-Obstrüktif: Kan akımını engelleyen ekstra kardiyak nedenlere bağlı kanamalara bağlı gelişen hemorajik şokta oluşan kan kaybı nedeniyle kardiyak outputta düşmeye olarak kan dolaşımı bozulur. Kardiyojenik şokta ise kalpte oluşan iskemi, miyopati veya kapak yetmezliğine bağlı kalp pompalamasının yetmezliği söz konusudur Distribütif şokta esas olarak hücresel metabolizma bozulmuştur.. Hücrelerin oksijen sunma kapasiteleri devreden çıkar. Obstrüktif şok kalbin engele bağlı olar tk kardiyak atım hacminin azalması ile oluşur. Nörojenik şokta ise sistemik kontrolun kaybına bağlı vasküler alanda göllenme meydana gelir

Travma ma sonrası gelişen sok tablosu birçok faktörü birlikte bulundurabilir. Başlangıç fazı genelde hemorajiktir ve kanamaya bağlı perfüzyon azalır. Kalp veya spinal kord yaralanması da varsa kardiyojenik  ve nörojenik mekanizmaları da devreye girmesiyle tedaviye yanıtsız hipotansiyon görülebilir Septik şok ise günler içinde gelişir.




17 Ekim 2013 Perşembe

Hamilelerde Temel Yaşam Desteği


Gebelerde Kalp Masajı (CPR)

Gebe bir kadında kardiyovasküler bir acil özel bir duruma neden olur. Çünkü gebe, ikinci bir kişiyi yani uterus içindeki bebeği içerir. Bu nedenle gebe bir kadında beklenmeyen bir kardiyovasküler olay olduğunda bebek daima göz önünde bulundurulmalıdır.



 Gebe uterus manuel olarak sola doğru yer değiştirilerek aortokaval kompresyon azaltılır. Vena kavanın kompresyonunu önlemek için gövde sol lateral dekübit pozisyona getirilir. Genel olarak pelvik ve abdominal içeriklerin başa doğru şiftini önlemek için sternumun daha üst kısmına kompresyon yapılmalıdır. Kompresyon noktasının ne kadar yer değiştirmesi gerektiği hakkında kesin bir bilgi yoktur. İlaçlar ve entübasyonda değişiklik yoktur.